Genel Yönetim Bilişimciler Gözünden

Bir mezunun YBS itirafları || Adil KÖROĞLU

Halit Tütüncü
Written by Halit Tütüncü

Herkese merhaba, ben Adil KÖROĞLU. Bartın üniversitesi YBS mezunuyum. “Mobil Veri Bilişim Teknoloji ve Danışmanlık Limited” şirketinin kurucu ortaklarından biriyim. Ayrıca yine bu şirketimizin markalarından olan “festivalsepeti.com” ve “mobillazza.com” markalarının proje yöneticisiyim. Ofisimiz İstanbul Aydın Üniversitesi TTPYO Florya kampüsünde.  Ayrıca Microsoft MCPsertifikalı yazılım uzmanıyım.

Kısaca kendim bahsedeyim;

Şanlıurfa’nın Birecik ilçesinde doğdum büyüdüm. Hep hayalim böyle bir şeyler icat eden bir meslek yapmaktı. Yine en büyük hayallerimden biri İstanbul’da yaşamak idi. 🙂 YBS bölümünü yüksek lisans yapan ablamdan öğrendim ve tercih ettim. Çok hoşuma gitti. Özellikle muhasebe derslerinde şirket kurup batırma işlerinden sonra kafama bir şirket kurmayı koydum ve 2. sınıftan sonra sürekli startupları takip edip etkinliklere katılmaya ve daha fazla bilgi edinmeye başladım. Ve projelerime sosyal sorumluluk ile başladım. Yazdığım ilk sosyal sorumluluk projesi olan “0 liraya kitap” ile KKB’nin “Hayal et gerçekleştirelim” yarışmasında 3. oldum. Yine katıldığım sosyal sorumluluk proje yarışmalarından da aldığım teşekkür mektupları (Özellikle Sabri Ülker’den) kendime olan güvenimi arttırdı. Benim ekonomik olarak durumum çok iyi olmadığından yaz aylarında çalışmak zorundaydım ve üniversite yaz aylarında 1 yıl Antalya/Kemer bölgesinde 2 yıl Muğla/Bodrum bölgesinde otel rehberliği yaptım. Ve binlerce insanla tanışma, onlara rehberlik etme ve insanları tanıma fırsatım, deneyimim oldu. Bu benim ilk deneyimim değildi tabi ki ben daha okula başlamadan önce bir yerlerde çalışmaya başlamıştım ve lise 3. sınıfa kadar hem okula gidip hem bir işte çalıştım. (3 yıl marangoz, 6 yıl bobinaj ve dinamo işinde, 1 yıl fırında, 2 yıl kahvede çaycı 🙂 gibi bir çok işte çalıştım ilk deneyimim bakkalda çıraklıktı. 🙂   )

Gelelim “Yönetim Bilişim Sistemleri” ya da havalı adıyla MIS (Management Information System) bölümüne. En çok duyduğum ve gördüğüm soruların başında “Hangi üniversitede okumalıyım?”

Bana kalırsa Türkiye’de hiçbir üniversitede okumayın! Çünkü bölüm henüz çok yeni oturmuş bir kadro hemen hemen hiçbir üniversitede olmadığından iyi bir eğitim alabileceğinizi sanmıyorum. Ki sadece devlet değil özel üniversitelerde de durumun aynı olduğunu çok yakın arkadaşlarımdan gördüm duydum. Şöyle bir durumda var, nerede okursan oku kişi kendini geliştiremiyorsa yapacak bir şey yoktur suçu kimseye atmanın bir manası yoktur.

Demem o ki, nerede okuduğunuzun çok bir önemi yok. Bence sizin için önemli olacak tek kriter şehir olmalı çünkü kendinizi geliştirebileceğiniz, çalışabileceğiniz, özel eğitim alabileceğiniz, ya da bu tarz etkinliklere katılabileceğiniz şehirlere yakın olması en önemli kriter olmalı. Örneğin; benim zamanımda Burdur(Antalya’ya yakınlık), Sakarya(Ankara ve İstanbul arasında muhteşem bir konumda olması) üniversiteleri çok avantajlı idi. Yani sizin için en önemli kriter şehrin konumu ve olanakları olmalı. Emin olun üniversitelerde aldığınız eğitim çok fark etmiyor.

Tavsiyeler

– Bence YBS bölümü bir “çok meslekli bir lise” gibi. Çünkü üniversiteyi bitirince bir çok mesleği yapabiliyorsunuz (Yazılım uzmanı, iş zekası uzmanı, iş analisti, yazılım analisti, veri analisti, veri madencisi, veri bilimcisi, ERP danışmanı, yazılım danışmanı… gibi)

– KESİNLİKLE İngilizce öğrenin ve kendinizi geliştirin. Çünkü herhangi bir konuda yeterli Türkçe kaynak bulamayacaksınız. Hatta mümkünse almanca da öğrenin

– Hangi üniversitede okuduğunuz çok bir önemi yok sadece kendinizi geliştirmeye odaklanın. (Unutmadan saçma sapan üniversiteyi sahiplenme, laf söyletmeme yarışmalarına girmeyin. Çünkü yeni mezun iseniz göreceksiniz ki o üniversite yüzünden bir çok şirket sizi görüşmeye dahi çağırmayacak. Haklı bir şekilde tartışın eleştirin bu eksiklerini gidermeye çalışın.)

– Çevrenizdeki kursları ve sosyal aktiviteleri takip edin ve katılmaya çalışın

– KESİNLİKLE üniversitede iken ve ya yaz aylarında bir işte çalışın

– Mutlaka bir proje yapın (Bilişim ile ilgili olabilir, sosyal bir proje olur) Ne olursa olsun mutlaka bir proje deneyiminiz olsun.

– Algoritma mantığını kesinlikle oluşturun.

– Mutlaka bir programlama dilini öğrenin( Kimilerine zor gelebilir ama yazamıyorsanız bile nerede ne kullanılacağını yapının nasıl olacağını bilin.)

– Teknolojiyi takip edin. (Teknolojiden kastım illa apple ya da samsung ne üretti değil. Bilgi teknolojilerinde neler kullanılıyor dünya nere ülkemiz nerede? bilgisine sahip olmanız yeterli)

– Kesinlikle bir hobiniz olsun. (Çünkü girişimlerin çoğu bu ilgiden yani hobilerden çıkıyor. Yani ben mesela festivalsepeti.com‘u turizm de çalışmış olmasaydım aklıma gelmeyecekti. Yine okursanız bir çok başarılı iş fikri ve girişim böyle ortaya çıkmıştır. )

– Veri bilimi, big data, veri madenciliği konularını, bence, araştırın ve bilgi edinin.

– Son olarak “BAŞARILARDAN DEĞİL HATALARDAN DERS ALIN”. Bu hayatta öğrendiğim en önemli şey budur. Hep başarılı insanları örnek aldım ve onlar gibi olmaya çalıştım ama olamadım. Çünkü hayat şartları herkes için aynı değildir. Sonra başarısız insanlarından ve başarısızlıklarımdan “ders” almaya başladım çünkü herkesin şartları aynı değil. Sizde başarısızlıklardan ders alın ve başarısız olmaktan korkmayın ya da başarısızlık sizi yıldırmasın tam tersi daha da güçlendirsin.

Tecrübe, istediklerinizi elde edemediğinizde kazandıklarınızdır.

Yazımı okuduğunuz için çok teşekkür ederim. Soru ve davetleriniz için bana sosyal medya hesaplarımdan ve aşağıdaki bilgilerimden ulaşabilirsiniz. Yine İstanbul’da olan arkadaşları ofiste de ağırlayabilir, sorularını yanıtlayabilirim.

Herkese başarılar.

facebook sayfası : fb.com/blog.adilkrgl

facebookadlkrgl 

linkedinadilkrgl

Twitter@adilkrgl

Web adilkrgl.com

About the author

Halit Tütüncü

Halit Tütüncü

1 Comment

  • Bende YBS okumak istiyorum ama şuan bilgisayar üzerine teknik olarak hiç bir bilgim yok sizce bu bölümü tercih etmelimiyim

Bir Cevap Yazın